“Türkiye’nin Kıbrıs’taki sondaj hamlesine şaşırmayın”

Enerji Uzmanı Emin Emrah Danış, TRT Haber’de katıldığı ‘Uzman Gözüyle’ adlı programda Kıbrıs’ta bulunan doğalgaz, yürütülen çalışmalar ve bölgedeki dengelerle ilgili önemli tespitlerde bulundu. Son dönemde Güney Kıbrıs’ın doğalgaz çalışmaları ve yabancı şirketlerin bölgede yürüttüğü sondaj faaliyetlerini değerlendiren Danış, tüm anlaşmazlıkların temelinde gaz rezervlerinin bulunduğunu kaydetti.

“AN İTİBARİYLE 2.2 TRİLYON METREKÜP GAZ VAR”

An itibariyle 2.2 trilyon metreküp doğalgaz rezervi olduğunu belirten Danış, yeni çalışmalarla birlikte bu rakamın 6-7 trilyon metreküpe çıkmasının beklendiğini aktardı. Danış, doğalgaz rezervinin miktarından çok, bunun dünya piyasasına ulaştırılmasının önemli olduğuna dikkat çekti.

“YERALTI KAYNAKLARI ADANIN TAMAMINA AİT”

Türkiye’nin bölgede sadece kendi hakkını savunmadığını kaydetti. Kıbrıs üzerinde Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum toplumunun varlığına dikkat çeken Danış, yeraltı kaynaklarının adanın tamamına ait olduğunu vurguladı.

Danış, Türkiye’nin süreci yakından takip ettiğinin altını çizerek, “Fırkateynler karakol görevi yapıyor. Türkiye Doğu Akdeniz’de hep çözümden yana oldu. Görüşmeleri sabote etmemek adına, daha geriden takip eden, kızıştırmayan bir seyir izledi. Rum tarafı ise tam tersine görüşmeleri başarısızlığa uğratacak bir yöntem izledi” diye konuştu.

“TÜRKİYE, KKTC HALKININ HAKLARINI SAVUNACAKTIR”

“Uluslararası hukuk olarak baktığınızda KKTC halkının asli hak ve menfaatleri var. Türkiye hem kendi açısından hem KKTC açısından bu hak ve menfaatleri sonuna kadar savunacaktır” diyen Danış, Türkiye’nin bu alanda geri adım atmasını beklemenin olası olmadığını ve Rum yönetiminin anlaşmadan ziyade ‘tüm kaynaklar bizim olsun yaklaşımı’nın çözüm bulunmasına engel teşkil ettiğini savundu.

“TÜRKİYE BUNDAN SONRAKİ PLANLARINI YAVAŞ YAVAŞ MASAYA GETİRECEK”

Danış, sözlerini şöyle sürdürdü: “BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne göre 12 millik karasuları var. Bunun bitişinde de 200 mil münhasır ekonomik bölge ilan edebiliyor. Ülkenizin sorumluluk ve haklarını ilan ediyorsunuz ve diğer ülkelerin serbset geçiş gibi hakları belirleniyor. Münhasır ekonomik bölgede her türlü avlanmadan deniz tabanındaki kaynakların çıkartılmasına kadar her şeyi yapabilirsiniz. Hatta Çin gibi ada bile inşa edebilirsiniz. Bunun belirlenmesinde de farklı yöntemler var. Türkiye 1981’de imzalanan bu sözleşmenin tarafı değil. Rum yönetiminin ilan ettiği bir sözde münhasır ekonomik bölge var ve Türkiye tanımıyor. Burası, adanın tamamına ait. Olay sizin iki yüz mile kadar olan yerdeki hak ve menfaatleriniz”. Çok uzun süre emek vererek çözüme ulaşmaya çalışıldığını ancak görüşmelerden bir sonuç elde edilemediğini hatırlatan Danış, Türkiye’nin bundan sonra planlarını yavaş yavaş masaya getirdiğini belirterek, “Eğer Rum yönetimi iki toplumlu-iki devletli çözüme yaklaşmıyor ve Kıbrıslı Türklerin haklarını dikkate almıyorsa Türkiye hem kendinin hem de KKTC’nin hak ve çıkarları için adımlarını atacaktır” diye konuştu.

EN FİZİBL ROTA TÜRKİYE…

Bulunan gazları çıkarmak için pazar ihtiyacına dikkat çeken Danış, Doğu Akdeniz gazının en fizibl rotasının Türkiye olduğunu söyledi. Danış, “Gazın Türkiye’ye gelip buradan da Avrupa piyasasına ulaştırılması meselesi… İsrail gazının gelmesi için ekonomik olduğu kadar siyasi fizibilite de lazım. Fiyat çok önemli. Türkiye’ye gelirse bu gaz rekabet de artırarak maliyetleri düşürmeye çalışıyor. Ucuz maliyetliyse getirirsiniz. Fiyat sorunu giderilirse İsrail gazının gelmemesi için bir neden yok” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’NİN SONDAJ HAMLESİNE ŞAŞIRMAYIN”

Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın nisan ayında milli maden politikasını açıkladığını da hatırlatan Danış, şunları söyledi: “Türkiye her yıl 4 sondaj planlıyor. Sondaj gemisi ve platform alınacak. Akdeniz, Kıbrıs çevresinde önemli rezervler olması açısından önemli. Türkiye hem enerji güvenliğini sağlamak hem de bu iki kaynaktan hangisini bulursa almak ve bağımlılığını düşürmek istiyor. Barbaros gemisi sismik çalışmalar yapıyor. Bu devam edecek. Buradan gelecek verilere göre Türkiye’nin de orada bir sondaj hamlesi şaşırtıcı olmayacaktır. Hem sessiz kalmamak hem de olası kaynakların bulunması anlamında sondaj hamlesi her şekilde önemli”

GAZIN BULUNMASI, ÇIKARTILACAĞI ANLAMINA GELMEZ

Rumların 11’inci bloğu kazdıklarını da sözlerine ekleyen Danış, sondaj yapmadan yorumlamanın zor olduğunu kaydetti. Gazın bulunmasının o gazın çıkartılacağı anlamına gelmediğini vurgulayan Danış, “Ekonomik ve fizibl olması gerekiyor. Açık denizsondajı pahalı. Sadece bir sondaj 150-200 milyon dolardır. Kuyu açmakla bitmiyor. 30-40 kuyu açıyorsunuz. Platform, işlenmesi, taşınması; çok maliyet ve zaman gerektiren yatırımlardır” dedi.

“TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİNDEKİ GERGİNLİK ENERJİYE DE YANSIDI”

Danış, doğalgaz kaynaklarının yüzde altmışından fazlasının Türkiye’nin güney ve doğusunda olduğunu ifade ederek Türkiye’nin, ‘gaz bizim üzerimizden gitsin, Avrupa’nın arz güvenliğine katkı koyalım’ yaklaşımında olduğunu ancla bunun karşılığında da Türkiye-AB ile görüşmeler yapıldığını kaydetti. Türkiye-AB ilişkilerdeki gerilim ve duraksamanın enerji başlığına da yansımış durumda olduğunu söyleyen Danış, “Bu, Türkiye açısından olduğu kadar AB açısından da önemli. İkili işlerdeki gerilim şu an bir sonuca ulaşmamızı engelliyor. Enerji çatışmaları olduğu kadar barış da önemli. Boru hatlarının geçtiği ülkelerde komşularınıza da refah sağlıyorsunuz. Türkiye için olduğu kadar bölge ülkeleri ve Avrupa için de kazan-kazan olacaktır” dedi.

“KATAR AKILLI ÜLKE… SIKLETİNİN ÜZERİNDE GÜCE KAVUŞTU”

Ortadoğu’daki Katar gerginliğini de yorumlayan Danış şöyle devam etti: “Ortadoğu’da petrolün yüzde 47’si, gazın 43’ü var. Ciddi ekonomik değerdir. Katar’ın özel bir konumu var. Katar dünyanın 3. büyük doğalgaz rezervine sahip. En büyük enerji ihracatçısı ülke. Dünyadaki ihracatın yüzde 30’unu Katar yaptı. Katar son 15 yılda yaptığı enerji hamlesiyle büyük yer elde etti. Zenginleşiyorsunuz, haliyle dış politika ve ekonomide bir güç alanı elde etmek istiyorsunuz. Katar çok akıllı hareket eden bir ülke. Bir süre sonra sıkletinin üstünde bir güce kavuştu. Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere bu da komşularını rahatsız etti. Ve Arap Baharı’nda diğer bölge ülkelerinden ayrıldı. 5 Haziran’daki yaptırım kararına giden yol oldu. Sürecin arkasında Katar’ın güçlenip bağımsız hareket etmesi yatıyor. Bunun nedeni de itici güç enerjidir”

“HEDEF, AVRUPA’NIN ENERJİ MERKEZLERİNDEN BİRİ OLMAK”

Türkiye’nin bölgesindeki tüm gazın güvenli olarak gidebileceği tek yer olduğunun altını çizen Danış, sözlerini şöyle tamamladı: “Biz maksimum katma değeri elde etmek istiyoruz. Türkiye’nin bu ticaretin merkezi olmasını istiyoruz. Türkiye bununla alakalı hazırlıklarını yapıyor. Ancak bu biraz zaman alacak. Hedef, bölge ve Avrupa’nın en önemli enerji merkezlerinden biri olmak”.