Türk bilim insanları, jeotermal kaynaklardan elektrik üretimi esnasında karşı karşıya kalınan ve üretim performansını negatif yönde etkileyen kabuklaşmayı azaltacak madde geliştirdi.

Çeşitli moleküllerin senteziyle ortaya çıkan yeni malzemenin, jeotermal elektrik üretimini yüzde 20 civarında artırıp, senelik bazda 180 milyon dolarlık kazanç sağlaması öngörülüyor. İYTE Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Öğretim Üyesi olarak görev yapan Prof. Dr. Mustafa Demir, ülkedeki enerji gereksinimini karşılayabilmek adına yurt dışından enerji ithalatı yapıldığını ve bu durumun önüne geçebilmek adına yerli enerji kaynaklarının verimini artırabilmek için çalışmalar yaptıklarını dile getirdi.

Jeotermalin ülkemiz adına önemli bir kaynak olduğuna vurgu yapan Demir, bu alan çerçevesinde elektrik üretiminin veriminde artış olması adına 7 senedir aralıksız çalışmalar yürüttüklerinden bahsetti. Jeotermal tesisler baz alındığında karşılaşılan en büyük problemin kabuklaşma olduğunu belirten Demir, jeotermal akışkanın yerin altında bulunan yüksek basınç ile sıcaklıkta çözünen minerallerden oluştuğunu vurguladı.

Kabuklaşmanın hem borudan geçen suyun debisini düşürdüğü hem de boruların üstünde yalıtkan bir tabaka bıraktığını ifade eden Demir, burdan istifade edilen enerji miktarında da düşüş olduğunu söyledi. Buna örnek olarak çaydanlığı gösteren Demir, gündelik hayatta mutfaklarda kullanılan çaydanlıklarda kabuk oluştuğunu ve bu kabuğun kireç esaslı kalsiyum karbonat kabuklaşması olduğunu dile getirdi. Polimerik moleküllerin sentezlenmesiyle kabuklaşmayı azaltacak bir malzemenin elde edildiğini aktaran Prof. Dr. Demir, söz konusu malzemenin laboratuvar ortamında sağlanan testlerde başarılı sonuçlar verdiğini ifade etti.

Ülkemizin jeotermal elektrik üretim kapasitesinin günlük bazda bin megavat civarında bulunduğunu kaydeden Demir, yapılan inhibitörün kabuk miktarında yüzde 20 azalma sağladığını ve enerji performansını arttırdığını işaret etti. Bu durum sonucunda senelik bazda yaklaşık olarak 180 milyon dolarlık kazanç sağlanacağının altını çizen Demir, TÜBİTAK destekli projede elde edilen söz konusu malzemenin üretim kapasitesinde artış sağlanarak, sahada kullanılacak miktarlarda üretilebileceğini sözlerine ekledi.

Yorum yaz

Yorum yazın!
İsminizi buraya yazın