YEKA ihalelerinin büyük önem taşıdığını belirten IC Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serhat Çeçen, “Sektörde ciddi bir dinamizm oluşturduğunu düşünüyorum” dedi.

Son yıllarda rüzgâr ve güneş enerjisi alanında atılım yapan Türkiye, enerji üretiminde dışa bağımlılığı azaltmak için çalışmalarına tam gaz devam ediyor. Geçen sene hem rüzgâr enerjisi, hem de güneş enerjisi için YEKA ihalelerinin gerçekleştirilmesinin büyük bir öneme sahip olduğunu belirten IC Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serhat Çeçen, “İhalelerin sektör açısından ciddi bir dinamizm kattığını söyleyebilirim. Yerli firmalar olarak yenilenebilir enerji alanındaki lider teknoloji sağlayıcılar ile işbirlikleri kurduk. İÇ- TAŞ Enerji olarak Alman türbin üreticisi Senvion ile bir konsorsiyum yapısı kurarak, 1.000 megavatlık rüzgâr ihalesine biz de katılım sağladık” diye konuştu. YEKA ihaleleriyle büyük ölçekli yenilenebilir enerji kaynak alanlarının oluşturulduğunu vurgulayan Çeçen, bu sayede rüzgâr ve güneş enerjisi potansiyelinin daha etkin kullanıldığını söyledi.

YEKA ihalelerinin yerli aksam kullanımı ile yenilenebilir enerji alanındaki ileri teknolojilerin Türkiye’ye transferinin mümkün olacağının altını çizen Çeçen, “Bunun da ekonomik açıdan hem doğrudan, hem de dolaylı olarak önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Ayrıca, Ar-Ge çalışmaları ile yerlileştirilen bu teknolojilerin her daim çağın gereksinimlerini sağlaması temin edilebilecek” ifadelerini kullandı. Nükleer enerji santrallerinin işletmeye alınmasının da ülke enerji ihtiyacının güvenli ve sürdürülebilir olarak teminine önemli katkılar sağlayacağını vurgulayan Çeçen, “Doğalgaz depolama kapasitesinin artırılması, elektrik iletim ve dağıtım altyapılarının güçlendirilmesi gibi tamamlayıcı çözümlerin de enerji arz güvenliği açısından önemli bir rolü olduğunu düşünüyorum. Hükümetimizin bu konudaki politikaları da bütüncül bir yaklaşımla oluşturuluyor. Arz güvenliğinin temini için talep yönetiminin ve şebeke altyapılarının önemini yansıtan politika çözümleri üretiliyor. Enerji arzının güvenli olarak karşılanması açısından bir darboğazın oluşmayacağını düşünmüyorum” diye konuştu.

Türkiye’nin enerji kaynaklarının daha etkin olarak kullanılmasıyla ithalat faturalarının azaltılmasının mümkün olduğunu dile getiren Çeçen, “Ülkemizin sadece geçen yılki enerji ithalat faturası 37.2 milyar dolar. Son 5 yılda da toplam 213.1 milyar dolarlık bir enerji faturası ödedik. Bu da cari ekonomik dengelerin daha sürdürülebilir bir zemine taşınması açısından kritik bir önem taşıyor” dedi. “2014 ve 2015 yıllarında enerji harici cari fazla verdik” diyen Çeçen, “Bugün ülkemiz için en temel ekonomik kırılganlık unsuru olarak gösterilen cari açığın temelinde enerji kaynakları açısından dışa bağımlılık yer alıyor. Bunu çözersek, cari açık da ülkemiz açısından bir sorun olmaktan çıkacak” ifadelerini kullandı.

Milli enerji politikalarının ekonomi üzerindeki yansımalarının çok yönlü olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Çeçen, şu sözleri söyledi: “Milli enerji hamlesinin istihdam boyutu var. Yerli kömür santralleri zaten yatırım döneminde olsun, işletme döneminde olsun emek yoğun projelerdir. YEKA projeleri ile teknolojik açıdan donanımlı Ar-Ge mühendisleri de yetişecek. Yerli aksam kullanımıyla sanayi güçlenecek, rekabette uluslararası seviyeye gelecek” diye konuştu.

Milli enerji politikasıyla dışa bağımlılığın kökten değişeceğini vurgulayan Çeçen, “Bir yandan, ülkemizin enerji kaynaklarının daha etkin kullanılmasında gerekli adımlar atılırken, diğer yandan da enerji ithalatı için kaynak ve güzargâh açısından çeşitlilik sağlanıyor. Enerjide bağımsız bir Türkiye için çalışmalara devam edeceğiz” dedi.

Yorum yaz

Yorum yazın!
İsminizi buraya yazın