İki Kore arasında başlamak üzere olan ilişkileri nasıl okumak gerektiği konusunda uluslararası ilişkiler uzmanları temkinli olmayı tercih ediyor. Bu süreçte İran-ABD gerilimi artırılıyor. Fas, İran’la ilişkilerini kesiyor. İran’a yönelik baskılar giderek ağırlaştırılıyor. Bu tabloya daha bir çok uluslararası gelişme eklenecektir. Bu gelişmeler ABD-Çin arasındaki ticaret savaşlarından bağımsız olmayacaktır. 

İslâmî Asya’daki gelişmelerin ilk vuracağı stratejik ürün, petrol olacaktır. Tıpkı konvansiyonel savaşlarda olduğu gibi ticaret savaşlarında da tüm ürünlerin, imkanların ve ticarete etki edecek her türlü ayrıntının kullanılacağı şüphesizdir. Yeni ticaret savaşlarında küresel etki ve kaldıraç çarpanı en yüksek olacak ürün de petroldür.

Bir çok olayda paranın ve kadının izlenmesi gerektiği bilinen bir yöntemdir. Uluslararası ekonomik, finansal ve operasyonel konular söz konusu olunca da petrolü izlemek gerekecektir. Önümuzdeki süreçte İran’la bağlantılı her gelişme, petrol ve türevi ürünler ile tüm sektörleri en radikal şekilde etkileyecektir.

İran’la yapılan nükleer anlaşmadan caymak için ABD’nin mazaret bulma sıkıntısı bulunmamaktadır. İran’ın da bu gelişmelerden çok rahatsızlık duyduğunu düşünmemek lazımdır. İran mevcut gelişmeler üzerinden İslam dünyasında etki alanını genişletmek için stratejiler üretmekte mahirdir.

İran’la ilgili her türlü gerilimin Uzak Doğu’da da bazı Latin Amerika ülkelerinde de etkili olacağı görülmektedir. Ancak en önemli gerilimi OPEC’in İslami Asya daki önemli ülkelerinin yaşayacağının da açık olduğunu belirtmek elzemdir.

Saddam dönemi Irak’ın yaşadıklarına benzer bir süreç yaşayan İran’ın elindeki nükleer teknolojilerin Batı için hiç bir önemi olmadığını tüm uluslararası ve bölgesel aktörler zaten bilmektedirler. Ancak burada İran ile birlikte etkilenecek ya da dizayn edilecek ülke sayısı şaşırtıcıdır.

Yeni uluslararası ilişkiler rejiminin tartelası oluşturulurken önce İran’ın hedefe konması, İran’la birlikte etkilenecek adı zikredilmeyen ülkelere bakınca gayet akılcı görünmektedir.

İslami Asya’daki her türlü operasyonun, bölge ülkelerinin rejimlerini ve İslam toplum düşünce yapısı ile yorumlarını olağanüstü değiştirdiği gerçeği uzun süredir incelenmektedir.

Nitekim Oliver Roy’un “Siyasal İslam’ın İflası” ve Gilles Kepel’in derinlikli eserleri, İslâmî Asya’daki operasyonların bir nevi genel geçici mizanı işlevi görmektedir.

Buna bir de Bernard Lewis gibi bilim adamlarının eserleri ve fikirleri de eklenirse Batı’nın İslami Asya derslerine Doğu standartları göz önüne alınırsa çok iyi çalıştığı realitesini teslim etmek gerekecektir.

İran bağlamında çok kaba bir silüet oluşturulduğunda önümüzdeki süreçte petrol fiyatlarının 250-350 dolar bandında olacağını analiz edebiliriz.

Bugün 70 doların üzerinde seyreden petrolün türev ürünlerini ve katkıda bulunduğu sektörler çerçevesinde entegre bir hesaplaması yapıldığında her bir dolarlık artışın küresel ticaret savaşlarının sonucunu belirlemede ve istenilen hedeflerin gerçekleştirilmesine katkısının inanılmaz ve hesaplananın çok ötesinde olduğu da görülecektir.

Sonuç olarak iki Kore’nin anlaşma zemini, paralel yürütülen İran gerilimi ve Ermenistan’daki siyasal kavga, petrolle yapılacak küresel ticaret savaşlarının kritik veri setinin tüm ayrıntılarını ortaya koymaktadır.

Ömer Özkaya / Güneş

Yorum yaz

Yorum yazın!
İsminizi buraya yazın