DÜN Dünya Çevre Günü’ydü.

Bu yılki tema “plastik kirliliğiyle” mücadele olduğu için slogan şöyle:

“Plastiği tekrar kullanamıyorsan kullanmayı reddet”.

Dünya Çevre Günü nedeniyle dünkü gazetede yer alan Konda’nın “Türkiye’de İklim Değişikliği Algısı ve Enerji Tercihleri” Araştırmasına göre, toplumun dörtte üçü iklim değişikliği konusunda endişeli.

Gerçekten öyle mi emin değilim?

Zira dün instagramda BM’nin Dünya Çevre Günü’yle ilgili şahane afişini paylaştım.

Gün sonunda beğeni sayısı 100’u bile bulmamıştı oysa çiçek böcek paylaştığımda çoğunlukla beğeni sayısı 400’u filan buluyor.

Bir keresinde leylak fotosu 556 beğeni almıştı.

Bu beğeni karşılaştırmasından anladığım şu:

Dünyanın hızla kirlenmesine, okyanusların plastikle dolmasına, Türkiye’de hava kirliliğinin insan ölümlerine yol açmasına, derelerdeki zehirli atıklar nedeniyle toplu balık ölümlerine o kadar da duyarlı değiliz.

Bu arada memlekette tehlikeli boyutlara varan hava kirliliğine seçim meydanlarındaki hangi siyasetçi dikkat çekecek diye aklımdan geçirirken dün çevreyle ilgili çalışan STK’lardan siyasi partilere anlamlı bir çağrı geldi.

PARİS ANLAŞMASI ONAYLANSIN

Aralarında TEMA, WWF-Türkiye, Doğa Derneği, Greenpeace Akdeniz gibi 11 STK’nın yaptığı çağrıda Türkiye’nin iklim politikalarında somut adımlar atması isteniyor.

Türkiye’nin sera gazı emisyonlarını en hızlı arttıran ülkelerden biri olduğu hatırlatılıyor.

Siyasi partilere yönelik çevreyle ilgili taleplerde bakın neler var:

1-Paris Anlaşması’nın acilen onaylanması,

2- Düşük karbonlu kalkınma politikalarının benimsenmesi,

3– İklim değişikliğinden en çok etkilenecek kesimlere (dar gelirliler, çiftçiler, kadınlar) yönelik sosyal politikaların geliştirilmesi,

4- Su kullanım politikalarının gözden geçirilmesi yani yer üstü ve yer altı su rezervlerini kirleten ya da sürdürülemez şekilde tüketen üretim biçimlerinden vazgeçilmesi,

5-Şehirlerin değişen iklimin etkilerine karşı hazırlanması. Oysa biz tam tersini yapıyoruz. Binalar için ağaçları kestiğimiz yetmiyormuş gibi ısıyı arttıran cam gökdelenler dikiyoruz.

ÇEVRECİ BİR ÜRETİM MODELİ

STK’ların bu çağrılarına kimden cevap gelecek diye merak ederken dün yine posta kutuma CHP Denizli milletvekili adayı Kazım Arslan’ın mesajı düştü.

Arslan, Dünya Çevre Günü nedeniyle yayınladığı mesajında CHP’nin 4. Sanayi Devrimi’ne “çevreci bir üretim modeliyle” hazır olduğunu belirtiyor.

Arslan mesajında CHP’nin neler yapacağını şöyle anlatıyor:

“Çevreye duyarlı enerji ve maden politikaları geliştireceğiz. Binaların ısı yalıtımında devlet desteği ödeyeceğiz. İklim değişikliği politikamıza uygun bir KDV anlayışı getireceğiz”.

CHP milletvekili adayı nükleer santral projelerinin tamamının gözden geçirileceğini vurguluyor.

Enerji özelleştirmelerinin en baştan denetleneceğini, gereksiz olanların iptal edileceğini belirtiyor.

Yerli ve yenilenebilir enerji için kırsaldan kentlere sanayiden tarıma kadar özel teşvikler verileceğini de ilave ediyor.

Bunların hepsi kulağa pek hoş geliyor da dilerseniz gelecek yıl 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde çevre adına nelerin hayata geçip geçmediğini tartışalım.

Gila Benmayor / Hürriyet

1 Yorum

Yorum yaz

Yorum yazın!
İsminizi buraya yazın