Libya’da 2011’de gerçekleşen NATO müdahalesinden bu yana süregelen siyasi istikrarsızlık petrol ihracatının canlanmasını engelliyor.

Libya’da yaşanan siyasi çatışmalardan dolayı petrol ihracatının canlanamadığı belirtiliyor. Libya’nın 2011’deki NATO müdahalesinden bu yana petrol ihracatını canlandırmakta zorlandığı, silahlı milislerin üretim alanları için sürekli çatışma halinde olduğu ifade ediliyor. Doğu Libya’yı kontrol altında tutan askeri lider Halife Hafter’e bağlı kuvvetlerin geçen ay iki önemli ihracat terminalini geri aldığı bildirildi. Bunun sonucunda ise limanlarda petrol gemilerine yüklemelerin durduğu, küresel arzın ise günde 800 bin varil azaldığı aktarılıyor. Libya’daki karışıklığın OPEC’in ham petrol üretimini ve ülkede BM destekli seçim planlarını da olumsuz etkilediği söyleniyor.

Haziran sonlarında beş limanı yeniden ele geçiren Hafter, bunları Bingazi’de bulunan Ulusal Petrol A.Ş.’ne devretti. Trablus’ta bulunan Ulusal Petrol A.Ş.’den farklı olarak bu şirket, uluslararası alanda tanınmazken, Trablus’ta bulunan şirketin bundan dolayı 920 milyon dolar finansal kayıp yaşadığı belirtiliyor.

Hafter, Trablus’ta bulunan BM destekli Fayiz el-Serrac hükümetine karşı olan kuvvete liderlik ediyor. Rusya, Mısır ve BAE’nin de desteğini alan Hafter’in karşı tarafa siyasi baskı oluşturmak için petrol limanlarının kontrolünü elinde tuttuğu belirtiliyor.

Limanların kapatılmasıyla birlikte petrol piyasasında da sıkışma yaşadığı ifade ediliyor. ABD ham petrol vade sözleşmelerinin 3 Temmuz’da varil başı 75 dolara ulaştığı, bunun 2014’ten bu yana bir ilk olduğu belirtiliyor. Libya’da petrol ihracatının azalmasının en büyük üretici ülke olan Suudi Arabistan’da baskı oluşturduğu aktarılıyor.

Uzun dönem 1,34 dolar değerinde kalan Libya Dinarı da limanların kapanmasından bu yana 7 dolara kadar yükseldi. Birleşmiş Milletler planı çerçevesinde gerçekleşecek genel seçimlerin de siyasi krizden dolayı tehlikeye girebileceği öngörülüyor.

Yorum yaz

Yorum yazın!
İsminizi buraya yazın