31 Ağustos’ta meydana gelen petrol sızıntısının, Yeni Foça’da geniş bir sahil şeridini etkilediği basında yer aldı. Bu sızıntı gerek ekolojik, gerekse halk sağlığı açısından endişe verici oldu. TÜDAV, konu hakkında bir açıklama yaptı.

31 Ağustos’ta meydana gelen petrol sızıntısının, Yeni Foça’da geniş bir sahil şeridini etkilediği basında yer aldı. Bu sızıntı gerek ekolojik, gerekse halk sağlığı açısından endişe verici oldu. TÜDAV (Türk Deniz Araştırmaları Vakfı) bu konuda bir bilgilendirme metni yayınladı. Açıklama aynen şöyle:

“Petrol sızıntıları deniz ekosistemi için yıkıcı bir etkidir. Kıyılarımızda petrol kirliliği gibi kazalara yönelik acil eylem planları hazırlanması önemli bir süreçtir. Hassas denizel alanlar ve nesli tehlike altındaki türlerin öncelikli olarak korunması zorunludur. 

Foça bölgesinde yer alan deniz kuşları, kaplumbağalar, balık türleri, deniz algleri, deniz çayırları ve özellikle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan, Türkiye’de yaklaşık 100 civarında olan Akdeniz Foklarının korunması ve bu konuda önlem alınabilmesi için doğru stratejik çalışmalar başlatılmalıdır.
Foça bölgesi Akdeniz fokunun varlığını sürdürdüğü önemli bir koruma alanıdır. Bu anlamda hem doğal habitat ve mağaraların, hem de balık stoklarının petrolden ciddi şekilde etkileneceği riskiyle Akdeniz foku başta olmak üzere hassas türlerin etkilenmemesi adına acil olarak harekete geçilmelidir.

Bu tip sızıntılarda mikroskobik boyuttaki canlılardan başlayıp, besin zinciri yolu ile bölgedeki tüm canlılara kadar uzayan bir tahribat söz konusudur. Zaman içerisinde petrolün uygun şekilde temizlenmemesi halinde yaşam alanları da etkilenerek toksin zararları daha uzun sürelere yayılabilir ve hatta bölgedeki su ürünlerini tüketen insanlara kadar bu etki devam edebilir.

Bölgede ekonomik önemi olan su ürünleri de tehdit altındadır. Balık av yasağının sona erdiği ve balıkçılık faaliyetlerinin başladığı bu günlerde ekolojik olduğu kadar ekonomik kayıplar da söz konusudur.

Ayrıca bir turizm bölgesi olan Yeni Foça’da petrol kirliliği görülen denize girildiği takdirde deri ile direk temasta kaşıntı, yanma, kızarıklık tarzı döküntülere yol açabilir. Su ve besin kaynaklı sindirim yolu veya solunum yoluyla alındığında baş ağrısı, mide bulantısı, kusma, ishal, uyuşukluk, baş dönmesi, bilinç kaybı, öksürük, nefes darlığı gibi yakınmalara neden olabilir. Bu etkiye uzun süre maruz kalmak solunum sistemi, sinir sistemi, kan ve böbrekleri etkileyerek kanser riskini oluşturabilir. Petrolle temastan sakınılması için gerekli kamuoyu bilgilendirmesi yapılmalıdır.

Bu tip kazalarda mekanik temizlemeden, sorbent bariyerlere, emülsiyondan, çöktürmeye kadar çok çeşitli temizleme yöntemleri mevcuttur. Ülkemizde bu konuda gerek devlet gerekse özel sektörde yeterli sayıda uzmanlarımız bulunmaktadır. Devlet kurumlarının yeterlilik sertifikasyonuna sahip olan, dünyadaki gelişmeleri takip eden deneyimli özel kuruluşlardan da destek alarak, acil şekilde temizlik işlemleri yapılmaya devam edilmelidir. Özellikle bu tip hassas bölgeler için risk analiz raporlarıyla ilgili ciddi eylem planlarından yararlanmalı ve gelecekteki olası kazalar için güncellenmelidir. “

Yorum yaz

Yorum yazın!
İsminizi buraya yazın