Günümüzde artık her şey enerjiye endeksli. Enerjin yoksa üretemiyorsun, gidip-gelemiyorsun, ısınamıyorsun, aydınlanamıyorsun… Haliyle ortada bir küresel enerji savaşı var. Tabi her savaşı başlatan ABD, bu savaşın da mimarı.

ABD enerjiye ihtiyacı olduğu için savaş yapmıyor. Çünkü ABD coğrafyasında hemen her türlü enerji kaynakları kendine ve bölgesine yetebilecek oranda daha da fazlasıyla var. Teknolojiyi kullanarak bunu bire on, bire bin de çoğaltabiliyor.
O zaman ABD neyin savaşını veriyor?
Her alanda olduğu gibi dünya genelinde tahtını koruma, efendiliğini yani sömürücülüğünü koruma ve adeta insanlığa, ‘efendiniz benim’ mantığını kabul ettirme savaşı veriyor.
Ama artık dünya, o eski dünya değil ve ABD bunun farkında. Ekonomide Çin, enerji ve askeri alanda Rusya, ABD’nin tahtını sallıyor. ABD, düştü düşecek.
Ara vermek zorundayım! ABD, efendiliğini ‘dolar’ üzerine kurmuştur. Dolar tahtında oturup, dünyaya hükmediyordu.
‘Milli Para’ anlayışı, ABD tahtının ayaklarını kırdı, attı. Peki, Milli Para tanımını ekonomi literatürüne sokan kimdi? Prof. Dr. Haydar Baş. Evet, Sayın Baş, dolar tahtının ayaklarını ‘Milli Para’ ile kırdı attı.
ABD şimdi kıç üstü oturduğu yerden dünyaya hükmetmeye çalışıyor. Haliyle daha vahşileşti ve daha da vahşileşecek.
Dolar darbesinden sonra ABD bir darbe de enerji alanında yedi. Evet, ABD’yi doğalgaz korkusu sardı. Bugün dünya genelinde enerji ihtiyacının önemli bir bölümü doğalgaz ile elde ediliyor. ABD şu anda dünyanın en çok doğalgaz üreten ülkesi.

Ama en çok doğalgaz rezervleri ABD’de değil. Rusya, İran ve Katar’da. Üretimde de ABD’yi, Rusya izliyor. Diğer taraftan ABD için Rusya ve İran her zaman tehdit oluşturan ülkeler.

ABD’nin, müttefiki kimler? Avrupa ülkeleri ve Türkiye. (Ortadoğu ülkeleri ABD’nin müttefiki değil uşağı, kölesidir).
Avrupa ve Türkiye doğalgaza muhtaç. Her yıl daha da muhtaçlaşıyorlar. Haliyle daha fazla doğalgaz ithal ediyorlar.
Son rakamlara göre geçen yıl AB üyesi 28 ülkenin gaz ithalatı bir önceki yıla göre yüzde 10 artarak 363 milyar metreküp olmuş.
Sadece Almanya geçen yıl 20 milyar Euro’luk doğalgaz ithalatı yaptı ve bunun %40’ı Rusya’dan.
Fransa, İtalya, İngiltere de Rus doğalgazına muhtaç ülkeler. Türkiye zaten enerji ihtiyacının %55’ini doğalgazdan sağlıyor.
Haliyle Rusya ve İran’ın önünde çok büyük bir pazar var. İşte ABD bu pazarı kaybetmek istemiyor. Çünkü bu pazarı kaybetmek eşittir para kaybetmek, müttefik kaybetmek, güç kaybetmek, itibar kaybetmek anlamına geldiğini çok iyi biliyor.
İşte bu gerçeği çok iyi bile ABD, AB ve Türkiye Rusya’ya bağımlı olmasın diye LNG formülü ortaya koydu. Tutmadı.
İlk Gürcistan şimdi Ukrayna’yı Rusya’ya karşı kullanmaya kalktı. Tutmadı. Doğu Akdeniz’de, Türkiye’yi, dışlayıp İsrail, Rum ve Yunanlılarla gaz çıkarma gayretine girdi. Avrupa’ya İsrail’den gaz götürmeye kalktı, olmadı. Şimdi Avrupa’yı karıştırıyor.
Avrupa, Rusya’ya muhtaç. BDT Baş Ekonomisti Vladimir Drebentsov bu gerçeği şöyle ifade ediyor: “AB’nin gaz ithalatının bir kısmı LNG opsiyonuyla karşılansa bile Rusya, önümüzdeki 20 yıl daha Avrupa’nın en büyük doğalgaz tedarikçisi olmaya devam edecek.”
Rusya’nın, Avrupa pazarına ulaşması için kilit ülke ise Türkiye. Gerçi Türkiye’yi yönetenler bu konumun ağırlığını, değerini masaya koydular mı, bilmiyorum ama Rusya ile Avrupa’ya gaz taşıyacak projeler tek tek gerçekleşiyor.
Haliyle ABD bunu hazmedemiyor. Öyle ki, bir ay önce Putin’in de katıldığı Türk Akımı Projesi’nin açılışının akabinde ABD’nin, enerjiden sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Francis Fannon; “Kuzey Akım-2, Avrupa’nın güvenliği için tehdittir. İsrail, Avrupa’ya doğalgaz sevkiyatına başlayacak” dedi.
Akın Aydın / Yeni Mesaj

Yorum yaz

Yorum yazın!
İsminizi buraya yazın