Yorum: Türkiye’nin enerjide ticaret merkezi olma hedefi

Türkiye’nin adı son yıllarda “enerji” ile beraber anılmaya başladı. Coğrafi konumunun verdiği fırsat ve doğal gazın bu çağın altını olarak anılmasıyla beraber söz konusu kaynaklara sahip olan ve tüketen ülkeler arasında yer alması Türkiye’ye avantajlı bir konum sağlamakta.

Türkiye’nin enerjide ticaret merkezi olması için hayata geçen doğal gaz boru hatları ne kadar önemliyse bu alanda gerçekleşecek yeni projeler de bir o kadar önemli. Türkiye mevcut durumda Rusya ile Mavi Akım ve Batı Hattı’ndan gaz tedarik ederken, 2019 sonu itibariyle Batı Hattı’nın sona ermesiyle, yerine doğal gaz akışını sağlayacak TürkAkım doğal gaz boru hattından gaz alacaktır.

TürkAkım projesi bir hattıyla Türkiye’nin enerji arz güvenliğini diğer hat ve olası hatlar ile de Avrupa ülkelerinin enerji arz güvenliğini sağlayacaktır.

TürkAkım sadece gaz transferi sağlaması bakımından öne çıkıyor ama bu proje aynı zamanda diğer doğal gaz kaynaklarına sahip olan ülkelerin de hayata geçireceği yeni projelerle sahip oldukları doğal gaz kaynaklarını Türkiye’ye ulaştırmalarını sağlayacak ve buradan da uluslararası piyasalara erişimini sağlama çabalarına hız katacaktır.

Bakü-Tiflis-Erzurum doğal gaz boru hattı, TANAP üzerinden sağlanan Azeri gazı ve İran tarafından Türkiye’ye gelen doğal gaz, Türkiye’nin enerji arz güvenliğinin yanında enerjideki rolünü de değiştirmektedir.

Diğer yandan boru hatlarının dışında LNG ile taşınan doğal gaz, Akdeniz’de bulunacak yeni kaynaklar ve Türkiye’nin sunduğu uygun rota fırsatını değerlendirmeye alacak söz konusu kaynak sahibi ülkelerle, yeni dönemde arz fazlası kaynakların depolanması sağlanacaktır.

DOĞAL GAZ DEPOLAMA NEDEN ÖNEMLİ?

Enerjide ticaret merkezi olma sürecinin başarılı olması için devam eden doğal gaz boru hatlarının ülkeye gelmesi ne kadar önemliyse, ülkeye transfer olan doğal gazın burada depolanması da bir o kadar önemlidir.

Depolanan doğal gaz özellikle enerjide dışa bağımlılığı yüksek olan Türkiye gibi ülkelerin arz güvenliğini sağlaması açısından ve bu ülkelerin enerjide transfer ve ticaret merkezi olmaları bakımından da son derece kritik bir öneme sahip.

Ukrayna örneğinden de biliyoruz ki bir ülkeden sadece doğal gaz boru hatlarının geçiyor olması enerjide ticaret merkezi olmak için yeterli değildir. Transfer edilen bu doğal gazın ne kadarının ülkede depolandığı ve ne kadarının ticarete konu olduğu daha çok önemli hale gelmektedir.

Dolayısıyla, Türkiye bulunduğu coğrafi konumun avantajıyla bir taraftan kendi enerji arz güvenliğini arttırmalı diğer taraftan boru hatlarıyla ülkeye gelen arz fazlası doğal gazın depolanabilmesi veya ithal edilen LNG’nin gazlaştırma üniteleriyle işlenmesi sonucu elde edilen doğal gazın yeniden ihraç edilerek enerji ticaretinde merkez ülke olma hedefini gerçekleştirmelidir.

TÜRKİYE VE DÜNYA’DA DEPOLAMA NE DURUMDA?

Türkiye son yıllarda depolama çalışmalarını hızlandırıyor. Mevcut durumda doğal gaz tüketiminin depolanma oranının yüzde 10’un altında olması doğal gaz depolamaya daha çok önem verilmesi gerektiği anlamına geliyor.

Dünya’da depolama oranı nedir? diye bakacak olursak, Almanya’da tüketilen doğal gazın dörtte birinden fazlası depolanmaktadır. Dünya’da en çok doğal gaz depolama kapasitesine sahip ilk beş ülke arasında ABD, Rusya, Ukrayna, Kanada ve Almanya gelmektedir. Ayrıca bu beş ülke arasında Almanya’nın olması enerjide dışa bağımlılığı azaltmak ve enerji arz güvenliğini sağlamak için depolamaya verdikleri önemi göstermektedir.

Türkiye’nin enerjide ticaret merkezi olma hedefini hayata geçirmesi için, gerçekleşecek yeni doğal gaz boru hatları ile ilk etapta oluşacak arz fazlası doğal gazın depolanması ve yeni dönemde depolama girişimlerinin arttırılması gerekmektedir.

Erdal Tanas Karagöl / Yeni Şafak