Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras’ın Türkiye ziyaretiyle birlikte enerji ve özellikle de Doğu Akdeniz meselesi öne çıkan hususlar. Türkiye ve Yunanistan arasında geçmişten bugüne kadar birçok mesele olmasına rağmen, iki ülke arasında işbirliğinin artırılması ya da sorunların daha da derinleşmesi enerji konusunda atacakları adımlara da bağlı olduğu açık.

Çünkü Yunanistan’ın sahip olduğu coğrafi konumu nedeniyle Avrupa’nın enerji arz güvenliğine yapacağı katkı ve son dönemlerde Doğu Akdeniz bölgesinde enerji üretimi ve transferi konusunda bir “köprü ülke” olma isteği, Türkiye’nin de hedeflediği ve hatta adım adım gerçekleştirdiği “enerjide ticaret merkezi” olma hedefi bulunuyor.

Yunanistan’ın enerjide “köprü” olma yani enerji kaynaklarına sahip olan ülkeler ile bu kaynakları kullanacak olan ülkeler arasında stratejik bir aktör olma isteğinin ancak Türkiye üzerinden gerçekleşebileceğini de unutmamak lazım.

Çünkü, Yunanistan’ın AB’nin enerji arz güvenliğini sağlayacak büyük doğalgaz projeleri Türkiye üzerinden geçiyor ve bu durum da Türkiye’yi bir adım daha önemli ülke konumuna yükseltiyor.

Dolayısıyla enerji bir rekabete mi savaşa mı neden olur? sorusu tarafların atacakları adımlar ve uygulayacakları politikalara bağlı olacaktır.

“ENERJİ” YOL GÖSTERİCİ

Doğu Akdeniz’de keşfedilen doğalgaz sahalarıyla birlikte bölgede yeni bir dönemin başladığı malum. Kıbrıs konusunda iki taraf arasındaki mevcut sorunlar ve münhasır ekonomik bölgeler konusunda yaşanan anlaşmazlıklar, GKRY’nin aldığı tek taraflı kararlarla bölgede tansiyonu daha da artıracak gibi gözüküyor.

Yunanistan, bir taraftan Doğu Akdeniz’de yeni bir doğalgaz forumu oluşturarak Türkiye’yi dışarda tutmak ve enerjide ticaret merkezi olma yolunda adımlarını engellemek için alternatif güzergahlar oluştururken diğer taraftan hem yetersiz rezerv hem de yüksek maliyet nedeniyle belki de hiç gerçekleşmeyecek olan Doğu Akdeniz Doğal Gaz Boru Hattı (East-Med) projesini sık sık gündeme getiriyor.

GKRY, İsrail ve Mısır’da bu Doğu Akdeniz Doğal Gaz Boru Hattı (East-Med) projesi konusunda Yunanistan ile işbirliği içerisindeler.

Oysa Türkiye, Yunanistan’ın TANAP projesinin devamı olan Trans-Adriyatik Boru Hattı (TAP) projesinde yer almasına daima olumlu bakmıştı. Hatırlarsak bu doğalgaz boru hattı projesi, Türkiye üzerinden gelen Azeri gazının Yunanistan’a ve oradan İtalya’ya transferini sağlıyor.

YUNANİSTAN TÜRKAKIM’DA OLMAK İSTİYOR

Öte yandan Rusya tarafından sağlanan doğal gazı Türkiye üzerinden Avrupa ülkelerine taşıyacak TürkAkım projesi, Türkiye’nin enerji arz güvenliği ve Türkiye’nin enerjide ticaret merkezi olma süreci açısından ne kadar önemliyse Yunanistan için de aynı öneme sahip olduğu aşikâr.

Bu nedenle Yunanistan, TürkAkım projesinde stratejik konuma yükselmek ve burada yer almak için son dönemlerde potansiyeli az olsa da Doğu Akdeniz’deki kanıtlanmış doğalgaz rezervlerini AB piyasalarına iletecek olan East-Med kartını, enerjide köprü olma stratejisinin bir parçası olarak kullanma isteği içerisinde.

Ama bu kartın ne kadar kullanılabilir olduğu da tartışılabilir.

FARKLI OLUŞUMLARIN PEŞİNDE

Son olarak geçen hafta GKRY’de gerçekleştirilen ve Akdeniz’de bulunan Fransa, İtalya, İspanya, Portekiz, Yunanistan ve Malta’nın katılımındaki “Med 7” toplantısı sonrasında halen GKRY’nin Doğu Akdeniz’deki tek taraflı doğalgaz arama çalışmalarını destekler yöndeki açıklamalardan Yunanistan’ın enerjide nereye koştuğunu da anlamak zor.

Erdal Tanas Karagöl / Yeni Şafak

Yorum yaz

Yorum yazın!
İsminizi buraya yazın